GİZEMLİ MERYEM ANA EVİ

Zengin tarihi ve doğası nedeniyle Selçuk’un üzerinde bulunduğu topraklar çok uzun yıllardır cazibesini korumuş bir bölge… Efes Antik Kentinin bulunduğu alanı çevreleyen Bülbül dağı çevresi de özellikle Hristiyan dünyası için kutsal kabul edilen bir mekan. Her yıl 15 Ağustos’ta yapılan büyük ayinle Bülbül Dağı Hıristiyanlar için Meryem Ana’nın Evi’ni barındırdığı için çok önemli.

Çoğu Hıristiyan tarihçileri de Hz. İsa’nın çarmıha gerilmeden önce annesi Meryem’i arkadaşı ve havarisi olan St. Jean’a emanet ettiğini savunur. Havari St. Jean da İsa’nın göğe yükselişinden sonra emanet edilen Aziz Meryem’in Kudüs’te olmasını sakıncalı bulur. Bu yüzden Meryem’i de alarak Efes’e gelir. Burada hem Hristiyanlık dinini yaymak amacındadır. Hz. Meryem’in kent halkından saklayarak Bülbül Dağı’ndaki bu eve yerleştirir. Buna göre Meryem Ana’nın son günlerini bu evde geçirdiğine inanılmaktadır.

Evin bulunuş hikayesi ise çok ilginçtir: 19 yüzyılda daha önce hiçbir şekilde Efes’e gelmemiş olan Catherine Emmerich adlı bir Alman Rahibe amansız bir hastalığa yakalanmış ve yatalak olarak yattığı yerden sürekli Meryem Ana’nın Evi’ni sayıklamaya başlamıştır. Hiçbir şekilde tanıyamayacağı kişileri, yerleri ve olayları olağanüstü ayrıntılı bir şekilde bildirmesi o dönem hem  kamuoyunun hem de birkaç entelektüelin ilgisini çekmiştir. Hatta Clemens Brentano isimli Alman romantizm akımı şairi, 1818’e doğru Emmerick’in “sekreteri” olarak onun yakınına taşıyarak bu betimlemeler üzerine ‘Bakire Meryem’in Yaşamı’ adlı kitabı yazar. Kitap o dönemde kamuoyunda ve basında müthiş ilgi uyandırır.  Bunun üzerine bu bölgeye onun tasvirlerinin gerçek olup olmadığını öğrenmek isteyen pek çok din adamı tarafından geziler düzenlenir. İddiaya göre bu geziler sırasında Efes’in 7 km uzağında Bülbül Dağı’nda  Emmerich’in tanımladığı bir evle karşılaşılır.

Bütün bu Meryem Ana Evi tasvirleri üzerine civarda kazılar başlatan ekipler, temelleri 1. yüzyıldan olduğu tahmin edilen yapıyı  gün ışığına çıkarttılar. 1950’li yıllarda restorasyon çalışması yapılan <Meryem Ana Evi’nin Vatikan tarafından kutsal olduğu ilan edilmiştir. 1967 yılında Papa VI. Paul ve 1979 yılında Papa II. Jean Paul ve de yakın zamanda Papa XVI. Benedict tarafından hac ziyaretleri gerçekleştirilmiştir.

Efes, antik dönemin en ünlü kentleri arasında yer almaktadır. Özellikle Roma İmparatorluk evresine gelindiğinde, Asia Eyaleti merkez kenti olan Efes; birbirinden ihtişamlı mimarı yapıları ve bu yapılara bağlı plastik eserlerle göz doldurmaktaydı. Kuşku yok ki kentin bu zenginliğinin en önemli kaynağı Anadolu içlerine açılan verimli topraklarla çevrili art bölgesi ve yönü başkent Roma’ya bakan olağanüstü kullanışlı limanıdır.

Coğrafyanın bu denli önemli olması nedeniyle olsa gerek, Hıristiyan inancının yaygınlaşmasıyla Anadolu’da inşa edilen ilk yedi apokaliptik kiliselerden biri Efes’tedir. Büyük din adamı Hagios Paulos’un İncil’de yer alan Efeslilere Mektubu kenti iki kez ziyaret edişinden sonra yazılmıştı. Kitab-ı Mukaddes’de 12 kez Efes kentinin adının geçmesi ve 5 kez Ephesoslulara hitaben yazılmış olan bölümlerin olması bu önemi yeterince açıklamaktadır.

Meryem Ana Evi, olarak adlandırılan küçük yapı dışında alanda; sarnıç, ayazma ve bazı çevre duvarları görülebilmektedir. Ev olarak tanımlanmasına karşın burası aslında haç planlı bir şapeldir. Duvarları 6.-7. yüzyıl veya daha sonrasının özelliklerini göstermektedir. Çevresinde en eski buluntuların İ.S. 1. Yüzyıla tarihlendiği Meryem Ana Evi son halini 13. yüzyılda almıştır. Aslına sadık kalınarak restore edilerek tüm Hristiyanlığın kabul ettiği bir hac merkezine dönüşmüştür.

1950’li yıllarda restorasyon çalışması yapılan Meryem Ana Evinin; Vatikan tarafından da kutsal olduğu ilan edilmiştir. 1967 yılında Papa VI. Paul ve 1979 yılında Papa II. Jean Paul ve de yakın zamanda Papa Benedict tarafından hac ziyaretleri gerçekleştirilmiştir. Her yıl ağustos ayının 15’inde Vatikan tarafından organize edilen büyük ayine ev sahipliği yapar.

KAYNAK SUYU

Meryem Ana’ya ziyaret, kiliseden çıkışta sağ tarafta bulunan merdivenlerden inilerek ulaşılan üç çeşme ile son bulur.

Merdivenlerin inişinde yer alan küçük dükkânda hatıra eşya satışı yapılmaktadır. Meryem Ana Evi, çevresi ve bu küçük dükkân, Müslümanlar ve Hıristiyanlar tarafından meydana getirilmiş olan Meryem Ana Derneği’nin mülküdür. Dernek, bağışlar ve söz konusu dükkândan elde edilen gelirden yararlanarak buranın gereksinimlerini karşılamaya çalışır.

Çeşmelerden, kilisenin yanı başındaki kuyulardan gelen içilir nitelikte su akar. Ziyaretçiler, bu suyun şifalı olduğu inancıyla tatmakla kalmaz, yanlarında da götürürler.

Kaynak: http://www.meryemana.info/

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için inceleyebilirsiniz.” Veri politikamız

The cookie settings on this website are set to "allow cookies" to give you the best browsing experience possible. If you continue to use this website without changing your cookie settings or you click "Accept" below then you are consenting to this.

Close